top of page
  • Instagram
websitesiiiiiii.png

Yaratım Atölyeleri Nedir?

Yaratım Atölyeleri, herkesin içindeki yaratıcılığı ve çocuksuluğu keşfedebilmesi için oluşturulmuş, yargısız ve güvenli bir paylaşım alanıdır. Burada amaç bir şey “öğrenmekten” çok, bir şeyleri hatırlamaktır. Yaratıcılığın doğuştan herkeste var olduğunu, ama zamanla unuttuğumuz fikriyle yola çıkar ve bu yaratıcılığı hatırlamak niyetiyle çalışmalar yaparız. 

Rem Studio Yaratım Atölyeleri
Rem Studio Yaratım Atölyeleri
Rem Studio Yaratım Atölyeleri

Yaratım Atölyeleri, teknik bilgilerle ya da öğretmen, öğrenci ilişkisiyle yürüyen bir kurs değildir. Burada kimse size nasıl yazmanız, nasıl hissetmeniz ya da nasıl davranmanız gerektiğini öğretmez. Bu alanda “doğru” ya da “yanlış” değil, özgürce, korkmadan, kıyaslamadan kendimizi ifade edebilme hali vardır.

Atölyelerde Ne Yapıyoruz?

Atölyeler multidisipliner olsa da, temel çalışma biçimimiz “yazı” üzerinden ilerler.
Her buluşmada, Derya ya da Zübeyir’in yönlendirmesiyle küçük yazı egzersizleri yapılır. Bu yönlendirmeler kimi zaman bir cümle, kimi zaman bir soru, kimi zaman da bir hayal olabilir. Örneğin: “Dilediğin bir kişinin yerine geçmek istesen ve yaptığı bir şey farklı yapmak istesen ne olurdu?” veya“Sesli bir şekilde söylenen 10 kelimenin sana çağrıştırdıklarını bir kenara not al ve yazacağın metinde bu kelimelerin sana ilham olmasına izin ver” Bu tür basit ama derin yönlendirmeler, katılımcıların iç dünyasına açılan kapıları aralar. 

Amaç, “güzel” ya da “doğru” yazmak değildir. Amaç, zihnin engellerini aşarak içten geleni, filtresiz bir şekilde kâğıda dökmektir. Yazılar öykü, şiir, deneme, şarkı sözü, gezi yazısı, günlük veya serbest bir bilinç akışı şeklinde olabilir. Yazılar bittikten sonra isteyen katılımcılar yazdıklarını grupta okur. Birinin yazısı, başka birinde çok farklı bir duyguyu tetikleyebilir ve buradan yeni bir farkındalık doğar.


Yazan, kendini ilk kez bu kadar net görür. Dinleyen, kendi içinden geçen ama dile getiremediği duygularla karşılaşır. Bu paylaşım döngüsü, her atölyenin kalbidir.
Çünkü burada ne kadar çok paylaşırsak, kendimizi o kadar derin duyarız.


Atölyeler sadece yazıyla sınırlı değildir. Yaratım Atölyeleri, çokdisiplinli (multidisipliner) bir yapıya sahiptir. Bazen müzisyen dostlarımızla canlı müzik eşliğinde yazıyor, bazen küçük skeçler yazıp doğaçlama sahneler canlandırıyoruz. Kimi zaman fırçalar ve renkler devreye giriyor; resim ya da kolaj yapıyoruz. Hatta kimi oturumlarda çöplerden karakterler yaratıyor, hikâyelerimizi somut bir forma dönüştürüyoruz.

Bu farklı disiplinlerin hepsi aynı amaca hizmet ediyor: İnsanın içindeki
yaratıcı enerjiyi uyandırmak ve ifade yollarını çeşitlendirmek.

Neden Yazı?

Yazı, zihnimizin aynası gibidir. Bazen konuşurken fark etmediğimiz şeyleri, yazarken açıkça görürüz. Yazmak, içsel karmaşayı görünür kılar. Atölyelerde yazı çoğu insan için dönüştürücü bir deneyim olur. Birçok katılımcı, “Ben aslında yazı yazmayı bilmiyorum,” diye başlar. Ama birkaç hafta sonra herkesin içinde bir hikâye, bir ses, bir derinlik olduğunu fark ederiz. Bu süreçte edebi bir yetenek ya da teknik bilgi aranmaz. Çünkü burada önemli olan ifade etmek ve akışa güvenmektir.

Dinleme & Paylaşma

Atölyelerin diğer güçlü yanı dinlemektir. Yazılan metinler grup içinde okunur ve diğer katılımcılar sadece ne hissettiklerini paylaşır. Kimse eleştirmez veya düzeltmez. Çünkü bu bir yarış değil, bir yankı alanıdır. Birinin kelimeleri, bir başkasının kendi içindeki bir duyguyu hatırlatır. Birinin cümlesi, bir başkasının çocukluğuna ışık tutar.

Bu sayede grup içindeki herkes, hem kendinden hem diğerlerinden öğrenir. Bu öğrenme “bilgisel” değil, varoluşsal bir öğrenmedir. Birçok kişi bu süreçten sonra “daha net düşünüyorum”, “artık kendimi daha iyi ifade edebiliyorum” ya da “içimdeki karmaşa azaldı” der. Yani yazmak sadece bir üretim değil, bir arınma biçimidir.

Atölyelerin Etkisi

Yaratım Atölyeleri’nin en güçlü yönü, katılımcıya güvenli bir ifade alanı sunmasıdır. Burada yargılanmadan konuşabilir, hissedebilir, ağlayabilir, gülebilirsiniz. Bir şey “paylaştığınızda” size özel olmaktan çıkar ve topluluk içinde dönüşür. Bu süreç sonunda katılımcılar çoğu zaman daha topraklanmış, daha hafiflemiş ve kendileriyle daha yakın hissederler. Birçok kişi için bu atölyeler, hayatındaki dönüm noktalarından biri haline gelir. Çünkü burada yalnızca bir şey “yapmak” değil,
bir şey “olmak” öğrenilir. Yaratmak, kendini bilmekle; kendini bilmek ise kendine kulak vermekle başlar.

websitesiiiiiii.png

Yaratım Atölyelerinin
"Gözlemlediğimiz" Getirileri

  • Mini hayat pratiği & akışa karşı direnmeme: Atölyede deneyimlediklerin günlük hayata yansır, süreci kontrol etmek yerine akışta kalmayı öğrenirsin.

 

  • Mindful dinleme & farklı fikirlere saygı: Yargılarını fark etmeyi, başkalarının düşüncelerine alan açmayı ve anlamayı deneyimlersin.

 

  • Başkalarının algısına açık olma & etkileşim farkındalığı: Yazdıklarının farklı insanlarda bambaşka hisler ve anlamlar yaratabileceğini fark edersin.

 

  • Zihni ve yaratıcılığı serbest bırakma & yeniye açık olma: Mükemmeliyetçilikten uzak, içinden geleni özgürce ifade etmeyi öğrenirsin.

 

  • Sürdürülebilirlik & geçicilik: Düzenli katılım ile yaratıcı bir pratik kazanırken, ürettiklerini savunmak yerine bırakmayı öğrenirsin.

 

  • Toplum önünde konuşma & paylaşma: Kendi yazını yüksek sesle okumaya alışarak kendini ifade etmeyi güçlendirirsin.

 

  • İçsel farkındalık & fark edilmemiş yazı yeteneği: Verilen yönlendirmelerle zihninin yeni köşelerini keşfeder, yaratıcı potansiyelini fark edersin.

 

  • Her zaman savunmaya gerek olmadığını görmek: Yazın hakkında konuşmadan, başkalarının yorumlarını olduğu gibi kabul etmeyi öğrenirsin.

Atölye Yapısı | Tanışma Atölyeleri ve Kapalı Gruplar

Bugüne kadar 40’tan fazla ücretsiz tanışma atölyesi gerçekleştirdik. Bu atölyeler İstanbul’da, İzmir’de ve çevrim içi ortamlarda farklı mekanlarda, farklı alanlardan insanlarla bir araya geldi. Bazen bir kafenin arka bahçesinde, bazen bir sanat alanında, bazen de bilgisayar ekranlarının iki ucunda buluştuk. Her buluşmada yeni hikâyeler, yeni yüzler, yeni içsel alanlar açıldı. Katılımcılar arasında yazarlar, müzisyenler, bankacılar, oyuncular, tasarımcılar, öğretmenler, psikologlar, mühendisler, öğrenciler… yani hayata farklı pencerelerden bakan insanlar vardı. Bizim için önemli olan, kim oldukları değil, gerçekten kim olabildiklerini keşfetmeye gönüllü olmalarıydı.
Bu buluşmalar sayesinde, Yaratım Atölyeleri’nin felsefesini daha fazla insanla paylaşma, farklı disiplinlerde alan açan yaratıcı ruhlarla tanışma ve her defasında kendimizi yeniden tanımlama fırsatı bulduk. Her atölye, sadece yazıların paylaşıldığı bir ortam değil, aynı zamanda insan olma deneyiminin birlikte yeniden keşfedildiği bir alan oldu. Katılımcılar çoğu zaman
“bir yazı çalışmasına geldim ama bambaşka bir yolculuğa çıktım” diyerek ayrıldılar.

Yaratım Atölyeleri genellikle 8 haftalık kapalı grup çalışmaları olarak düzenlenir. Bu, her grubun sabit katılımcılardan oluştuğu ve süreç boyunca birlikte ilerlediği anlamına gelir. Her grup haftada bir kez akşam saatlerinde çevrim içi olarak ya da yüz yüze buluşur. Her buluşma yaklaşık iki saat sürer. Katılımcılar bu süreç boyunca aynı grupla kalır; bu, arada güçlü bir güven ve paylaşım ortamı oluşmasını sağlar. Bu nedenle kapalı gruplarda devamlılık önemlidir. Atölyeye katılmak için yeni sezon duyurularını takip etmek ve kayıt yaptırmak gerekir. Kapalı gruplar ücretlidir, çünkü bu alanın sürdürülebilmesi ve herkese ulaşabilmesi için düzenli bir yapı kurulur. Her sezonun başında yeni kayıtlar açılır ve kontenjan dolunca kayıtlar kapanır. 

Kimler Katılabilir?

Yaratım Atölyeleri’ne katılmak için herhangi bir yazı deneyimine, sanatsal yeteneğe ya da felsefi bilgiye sahip olmanız gerekmez. Hayatında hiç kalem tutmamış biri de olabilir, yıllardır yazan biri de. Burada herkes aynı yerden başlar: içten geleni ifade etme isteğinden. Bu alan; kendini tanımak isteyen, içsel keşif sürecine ilgi duyan, içindeki çocukla iletişim kurmak, yaratıcı yanını uyandırmak, sanatla temas etmek isteyen herkes için uygundur. Yaratım Atölyeleri, bir terapi değil ama terapötik etki yaratabilen bir süreçtir. Çünkü burada insan, kendisiyle yeniden bağlantı kurar.

Nerelerde Düzenleniyor?

Atölyeler ilk olarak İzmir’de başladı. Zamanla İstanbul, Ankara, Eskişehir gibi farklı şehirlerde de farklı aralıklarla düzenlenmeye devam edecek. Bugün hem yüz yüze hem de çevrim içi olarak devam ediyor. Yurtdışındaki katılımcılar da online atölyeler aracılığıyla bu deneyimi paylaşabiliyor.

Son Söz

Yaratım Atölyeleri, bir yazı dersi değil; bir farkındalık alanıdır. Burada öğrenilen şey, “nasıl yazılır” değil, “nasıl hissedilir”dir. Yaratıcılık bir sonuç değil, bir yolculuktur ve bu yolculuk her insanın içinde başlar. Eğer bir süredir iç sesini duymakta zorlanıyorsan, yaratıcı tarafının sanki köreldiğini hissediyorsan, ya da sadece kendine biraz daha yaklaşmak istiyorsan, Yaratım Atölyeleri senin için bir başlangıç olabilir. Bizim için yaratmak, yaşamla bağ kurmanın en doğal yolu ve bu yolda birlikte yürümek, her defasında yeni bir keşif.

Maçka Parkı Yaratım Atölyeleri
Maçka Parkı Yaratım Atölyeleri

© 2023 Yaratım Atölyeleri tarafından oluşturuldu.  Tüm hakları saklıdır.

bottom of page